BİR GÜNÜM OL

Bir gün, bana sadece bir gününü ver, geriye kalan 364 günün senin olsun…

Sadece bir gün gözlerine iyice bakayım, bir daha hiç görmeyeceğimi düşünmeden; sesini kulaklarıma işleyeyim… Teninin her zerresini ezberleyeyim, saçlarının dalgasında kaybolayım izin ver… Bırak yüzünde ki bütün çizgileri öğreneyim… Kızınca kaşlarını çatışını, gülünce dudağının yanında ki çukuru, hepsini hafızama kazıyayım… Teninin kokusuna doyayım…

Uykun gelirse yerin hazır, temiz nevresim serdim sana; ben usulca yanına uzanıp, izlerim seni, nefes dahi almam gerekirse sen uyanma diye… Üstünü örterim, seni öperim, uyurum belki o huzurla. Biliyor musun? Sen gittiğinden beri, doğru düzgün uyumuyorum ben ama şimdi buradasın ya bu huzur, bu mutluluk, bu aşk, uykumu getirdi… Demek ki uykumu alan adamla, uykuma kavuşturan adam aynı kişiymiş! Seni ne kadar çok özledim bir bilsen, seni nasıl özledim bir ifade edebilsem…

Uyanınca kahvaltını hazırlasam, balından tereyağına, kaymağından reçeline; ekmeğini kızartsam, çayını demlesem sonra…

Bilirsin ben kahveyi çok severim, sabah kahvemizi içsek, sonra sarılsak uzun uzun hiç ayrılmayacak gibi, sanki saatler sonra yine beni bırakıp gitmeyecekmişsin gibi…

Gözlerinin içine baksam “Seni seviyorum, seni çok seviyorum!” Desem, “Aşkım” Desem, “Benim adamım!” Desem ve sen de bana “Seni ömrümün sonuna kadar bırakmayacağım söz!” Desen…

Sonra sabahın seheri, gecenin körü demeden geldiğin cehenneme gitsen ona bile razıyım be!

Seda Özlem Başpınar

 

×